Bilindiği üzere dördüncü tedbir paketi kapsamında 16.03.2009 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan kararla devlet, özellikle otomotiv sektörü olmak üzere bazı sektörlerde üretilen nihai mallar üzerinden aldığı özel tüketim vergisinde (ÖTV) indirime gitti.
Resme uzaktan bakarsak, kriz ortamında üretimi oldukça daralmış hatta durmuş olan reel sektör için oldukça faydalı ve canlandırıcı bir karar olduğunu görebiliriz. Zira vatandaşların oto galerilerinde sıraya girmiş olmaları ve stokların tükenmesi, verilen kararın ne kadar işe yaradığını göstermektedir. Ancak şimdi resmi yakınlaştıralım ve ayrıntıları görmeye çalışalım.
Bilindiği üzere devletin en büyük gelir kaynağı vergilerdir. Vergiler dolaylı vergiler ve dolaysız vergiler olarak ikiye ayrılır. Dolaysız vergiler emlak vergisi, gelir vergisi, motorlu araç vergisi gibi, devletin sahip olduklarınız üzerinden alenen istediği ve lafı hiç dolandırmadığı vergilerdir. Yani sizden “evin var o yüzden bana vergi ver”, “bu yıl şu kadar para kazandın bu kadarını bana ver”, “araban çok hızlı o yüzden bana şu kadar borçlusun” gibi ifadelerle direkt olarak payını vermenizi ister. Diğer vergi türü olan dolaylı vergilerse katma değer vergisi (KDV), özel tüketim vergisi (ÖTV) gibi çetrefilli isimlerle aldığımız ürün ve hizmetlerin içine entegre edilir, saklanır. Biz bu ürünleri tüketirken içinde bu vergilerin olduğunu biliriz ama bilmemezlikten geliriz.
Toplam tüketimimiz göz önüne alındığında, özellikle otomobil, beyaz eşya gibi yüksek fiyatlı ürünlerin yer aldığını düşünürsek, bu vergiler devlet için çok önemli gelir kaynaklarıdır.
Mevcut durumda daralan üretim, daralan ihracat ve ticaret, durgun emlak piyasası zaten devletin dolaysız vergiler kalemini oldukça daraltmıştır. Bununla birlikte yerel seçimler öncesi hazineden partilere aktarılan fonlar tavan yapmış, zaten vergilerle desteklenemeyen devletin geliri bayraklara, afişlere, karanfillere harcanmıştır. Ancak böyle bir durumda hükümet ekonomiyi canlandırmak için genişletici maliye politikası uygulamayı uygun görmüş ve alabileceği verginin önemli bir kısmından vazgeçmiştir.
Peki şimdi ne olacak? Yaptığı vergi indirimiyle sektör çalışanının, patronunun, ucuza araba beyaz eşya alan vatandaşın gönlünü fetheden AKP yerel seçimlerden zaferle çıkarsa, ÖTV indiriminden kaybettiği geliri mevcut vergilere yapacağı takviyeler ve zamlarla kompanse etmeye çalışacak. Ayrıca IMF’le anlaşmamak için hiç bir neden kalmayacak hatta zorundayız denecek. Hatta Erdoğan’ın “ucuza araba kaparken iyiydi di mi?” şeklinde bir konuşma yapması işten bile değil…
Sonuç olarak unutmayalım ki vazgeçilen bu gelir, seçim kampanyasında harcananlar da hesaba katılırsa fazlasıyla alınacak, her vatandaştan alınacak. Bunun anlamı ise şu; o arabaların parasını birlikte ödeyeceğiz…
Kategorisi: Ulusal Ekonomi | Etiketlendi: ötv, özel tüketim vergisi, beyaz eşya, dolaylı vergi, dolaysız vergi, imf, katma değer vergisi, KDV, maliye politikası, vergi